ANTEP ROUTE MAP-ONAY-01.jpg
ANTEP ROUTE MAP-YAZI-ONAY.jpg

Dönüşen Antep

Şehrin dönüşümünü Alleben Deresi ekseninde takip eden iki günlük yürüyüş rotası

 

Gaziantep’in son yüz yıldaki dönüşümünü yürüyerek deneyimlemeye imkan veren “Dönüşen Antep,” kentin batı ucu ile doğu ucu arasında iki günlük bir yürüyüş rotasıdır. Toplam uzunluğu 36 km olan rota, her biri yarım günde yürünebilen dört parçadan oluşur.

Güzergah, Alleben Deresi’nin oluşturduğu ve ismini verdiği göletten başlar, bağ evlerinden, toplu konut alanlarından, parklardan, sosyal yapısı dönüşen mahallelerden, köprülerden, göç dalgalarının ve sınıfsal farklılıkların şekillendirdiği kent parçalarından, tarihi kent merkezinden, kentsel dönüşüm alanlarından, sanayi bölgelerinden ve tarım alanlarından geçer ve bir köyde sonlanır. Rota boyunca, bugün ayakta olmayan tarihi ve kültürel yapıların izlerini, farklı dinlerin ibadethanelerini ve Cumhuriyet dönemi yapılarını görmek mümkündür.

Coğrafi bakımdan Fırat Nehrinin batısında ve tarihsel süreçte birçok uygarlık ve kültürü birbirinden ayıran bir sınırda, günümüzde de Türkiye’nin güneydoğusunda Suriye sınırında yer alan Gaziantep kenti, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin batıya, diğer bir ifadeyle Mezopotamya Bölgesi’nin Anadolu’ya açılan kapısında yer alır. Bu konumu, Gaziantep’in, bölgesinin en hızlı ve en güçlü büyüyen ticaret ve sanayi kenti kimliği kazanmasında önemli bir faktör olmuştur. Mevcut konumunu tarihin her döneminde koruyan Gaziantep kenti, Alleben Deresi (Sacır Suyu) ve kolları tarafından şekillendirilen, 850 metre yükseltili doğu–batı doğrultusundaki bir düzlük üzerinde kentin çekirdek kısmında gelişim göstermiştir. 1960 yılından itibaren ciddi bir nüfus baskısıyla karşılaşan Gaziantep kentinin, zamanla bu düzlük alanın çevresinde bulunan kuzeyde Dülükbaba, güneyde Karataş ve batıda Sakaltutan tepelerinin yamaçlarında -hatta bazılarının üzerinde- alanını genişletmesi, kentin mekânsal gelişim yönünü belirlemiştir. Gaziantep yerleşim alanı, çevresinde çok sayıda meyve bahçeleri, bağ ve bostanlar bulunan Alleben Deresi ve kollarının getirdiği verimli topraklar (alüvyonlar) üzerinde yer alırken; kentin güneybatısında (Karataş semti) Karataş adı verilen volkanik kökenli bazalt taşı, kentin diğer kesimleri ise kireçtaşı (kalker) adı verilen kayaçlardan (jeolojik yapıdan) oluşmaktadır. Zemindeki taşlar, kentin eski dokusunun bulunduğu yerlerdeki kamu binaları ve konutların çoğunda yapı malzemesi olarak kullanılmış ve bu durum, kentin gelişimini olumlu yönde etkilemiştir. Diğer taraftan Gaziantep kentinin iklimi, yarı-kurak iklimler olan Akdeniz ile Step iklimleri arasında bir geçiş özelliği taşımaktadır. Bu nedenle genellikle kış mevsimi soğuk ve yağışlı, ilkbahar mevsimi ılık veyağışlı geçerken yaz mevsimi sıcak ve kurak bir özellik taşır. İklimle yakından ilişkili olarak kent ve çevresinde, hem kısa boylu çalılardan ve zeytin ve incir ağaçlarından oluşan maki, hem de step ikliminin etkisinden dolayı bozkır bitki örtüleri oluşmuştur. Dolayısıyla yer şekilleri, iklim, bitki örtüsü ve toprak şartlarının uygunluğu, Gaziantep’in hem paleolitik dönemde Dülük Mağarası (kent merkezine 12 km uzaklıkta) gibi korunaklı yerlere sahip olması hem de neolitik dönemde Alleben Deresi ve yakınındaki kalenin korunaklı konumu, tarıma elverişli alanlar ve tatlı su kaynaklarının varlığı, bu kenti önemli bir yerleşim alanına dönüştürmüştür. 

Gaziantep Kalesi’nin ne zaman inşa edildiği belli olmasa da bazı tadilat işlerinin MÖ 40 yılından itibaren bölgede etkisini göstermeye başlayan Roma İmparatorluğu döneminde yapıldığı düşünülmektedir. Gaziantep kenti ve çevresi, Kalkolitik çağın sonlarından Roma İmparatorluğu’nun hakim olduğu döneme kadar olan evrede sırasıyla ilk olarak MÖ 17. yüzyılda Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran Hitit İmparatorluğu, imparatorluğun 11. yüzyılda yıkılmasıyla ortaya çıkan Karkamış, Zincirli (Sam’al) ve Tilmen gibi şehir devletlerinin egemenliği altına girmiştir. Sonrasında Asur, bir dönem Anadolu’yu fetheden Pers, Büyük İskender ve Kommagene Krallıkları’nın egemenliği altında Gaziantep kenti varlığını idame ettirmiştir. Orta Çağda Roma ve Bizans İmparatorlukları sonrasında Ayntab adıyla anılan ve çoğunlukla Müslüman Arapların en önemli kenti olan Halep’in etkisi altında (hinterlandı) kalan Gaziantep, aynı zamanda Arap kentleri ile Anadolu/Türk kentlerinin sınırında, kuzey-güney ve batı-doğu yönlü ticaret yollarının geçiş güzergahında bulunmaktadır. 

16. yüzyılın başlarında Osmanlı topraklarına katılarak (1516 yılında) hem ticari hem küçük üretim tesisleri sayesinde az da olsa nüfus miktarı artmış ve mekânsal olarak büyüme gerçekleşmiştir. Ancak 17. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Osmanlı Devletinde yaşanan sıkıntılar, imparatorluk genelinde kırdan kente göçü tetiklemiştir. Bu göç dalgasında Gaziantep’in nüfusu önceki yüzyıla oranla iki kat artarken mekânsal olarak bir genişleme yaşanmamıştır Bu süreçte kalenin doğu kesiminde Kürttepe (günümüzde Türktepe) adıyla bilinen alan yerleşime açılmıştır. Bu tepe ile kale arasındaki Uzun Çarşı ile bu alanın güneyinde bulunan Almacı Pazarı (Arasa Meydanı) arasında kalan yol, günümüzde de kullanılmakta olan, kentin o dönemdeki cami ve yönetim merkezi binalarının da bir arada bulunduğu ticari bölgesini oluşturmaktadır. İkamet alanları kentin daha çok doğu kesiminde, özellikle Eski Halep yolu boyunca Şehreküstü Mahallesine doğru yayılırken, batı kesimi doğu kesimi kadar fazla nüfuslanmamıştır. Utangaç Modernite olarak adlandırılan bu dönemde (1850 yılı ve sonrası) özellikle Hristiyan nüfusun ve ticaret erbaplarının çoğunlukta olduğu kentin batı yakasında yer alan Akyol; yine mahalle sınırları içerisinde yer alan ve modernitenin Ayntab’daki ilk temsilleri arasında yer alan 1879 yılında kurulan Amerikan Hastanesi ile 1892’de inşa edilen ve günümüzde cami olarak kullanılan Meryem Ana Kilisesi’nin bulunduğu Tepebaşı ve Bey Mahallelerindeki taş konaklar Cumhuriyetin ilanından önce mekanın şekillenmesinde önemli bir peyzaj oluşturmaktadır. Kurtuluş Savaşı sürecinde Antep halkının Fransız işgaline karşı direnişinin Anadolu’da başlayan istiklal mücadelesinde mihenk taşı olması, kente 1921 yılında TBMM hükümetince “Gazi”lik unvanının verilmesiyle sonuçlanmıştır. Cumhuriyetin ilanını takiben Gaziantep savaş sonrası yaralarını sarmaya başlamış ve Radikal Modernite olarak adlandırılan bu evrede, 1938 yılında Alman mimar Hermann Jansen’in kentin ilk planını yapmasıyla, ana yolların, ve dolayısıyla kentin mekânsal olarak büyümesinin batı-doğu doğrultusunda uzandığı görülmüştür. 

Yine Jansen bu süreçte kalenin kuzeydoğusunda Alleben Deresi boyunca (günümüz Nizip Caddesi) ve kentin doğu yakasında (Eski Halep Yolu) sanayi bölgeleri oluşturmuştur. Bu dönemde, Türkiye’de ve yerelde Gaziantep’te, sermaye birikiminin yeterli olmaması ve kentlerin kırdan kaynaklanan nüfus baskısına maruz kalması kentin mekânsal olarak genişlememesine yol açmıştır. 1954 yılında yapımı tamamlanan tren garı, aynı tarihte Çukur mahallesi sınırları içerisinde kalan alanda yapılan meydan, bu meydanda yer alan Hükümet konağı ve adliye binası, Popülist Modernite olarak nitelendirilen 1950-1980 yılları arasındaki dönemin modernist simge yapıları arasında yer almıştır. Meydanın çevresi, 1950-1990 yılları arasında, kentin, kale çevresindeki ticari alandan sonraki yeni ticari bölgesi hüviyetine bürünmüştür. Özellikle kentin batı yakasında yer alan Atatürk Bulvarı ve 1960’lı yıllara kadar korunan Kavaklık, Sarıgüllük ve Değirmiçem gibi alanların imara açılmasıyla kent çok katlı apartman tipi yapılarla tanışmıştır. Böylece kentsel mekan bir yandan batıya doğru yayılırken, bir yandan da kentin özellikle kuzey kenarında Karşıyaka, doğu yakasında Çıksorut ve güney kenarında Düztepe adı verilen semtlere doğru yayılmıştır. Bu semtleri oluşturan mahallelerde, genellikle kırdan kente göçün etkisiyle ortaya çıkan, gelir düzeyi düşük, gecekondu niteliğindeki ikametgah alanları kendisini göstermiştir.

“Modernitenin Aşınması” olarak nitelendirilen son dönemde ise kent ciddi nüfus baskısına maruz kalmış ve imalat sanayi ve ticaretteki hızlı büyüme kente Anadolu Kaplanı sıfatının verilmesine sebep olmuştur. 1980 yılların sonu ve 1990’ların başında oluşturulan yeni kent planıyla Gaziantep mekânsal olarak öncelikle İncilipınar mahallesinde yer alan ve halk arasında Gazi Muhtar olarak adlandırılan yeni ticaret bölgesi ile tanışmıştır. Yine kentin batı yakasında, üst gelir düzeyine sahip hane halkının toplandığı semt olan İbrahimli ile kentin güneybatısında yer alan ve çoğunlukla site içerisindeki çok katlı binalardan oluşan, genelde orta ve orta-üst gelir grubuna sahip insanların ikamet ettiği yeni alanlar kente dahil olmuştur. Aynı şekilde kentin kuzey, doğu ve güney kenarlarında dar gelirli hane halkının oluşturduğu gecekondu niteliğindeki ikametgâh alanları kentin mekânsal olarak yayılmasına yol açmıştır. Gaziantep, 2000’li yılların başından itibaren, özellikle küreselleşmeye bağlı olarak ekonomik ve sosyal alanda yaşanan değişimden somut olarak etkilenmiştir. Bu bağlamda ilk olarak kentin merkezi alanlarında ve batı kesiminde boş kalan arazilerinde, büyük kamusal yatırımlar, çok katlı lüks/kapalı konut siteleri, rezidanslar, alışveriş merkezleri, toplu ve sosyal konutlar, ofislerden oluşan büyük iş merkezlerinin inşası ile birlikte Gaziantep’in mekânsal dönüşümünün ve yayılmasının birer simgesi olmuşlardır. İkinci olarak, devletlerin ekonomik açıdan hızlı büyüme isteği ve neoliberal politikaların kentlerde kendini inşaat alanında büyük sermaye yatırımları ile gösterdiği bu dönemde, kentsel dönüşüm, yenileme ve soylulaştırma ile ortaya çıkan mekânsal alanlar Gaziantep’te dikkat çekici boyutta olmuştur. 1950-1980 yılları arasında kentin ticaret bölgelerinin çevresinde beliren ikametgah alanları birer birer kentsel dönüşüm kapsamına alınırken, Osmanlı döneminde ortaya çıkan, eski merkeze yakın, günümüzün çöküntü mahalleleri olan Bey, Tepebaşı, Şehreküstü ile Kale çevresindeki Karagöz Şeker, Boyacı ve Yaprak mahallelerindeki eski Antep evleri, konakları, han, hamam, bedesten, cami ve kilise gibi yapılar, yeniden canlandırma ve soylulaştırma faaliyetleriyle turizme kazandırılarak kentin mekânsal olarak değişim yaşadığının göstergeleri olmuştur.

1990 yılından itibaren küreselleşen dünyaya entegre olmaya çalışan Gaziantep kentinin mekânsal olarak tarihsel süreçte geçirdiği değişim, Türkiye’deki modernist meşruiyet çerçevesinde (kentin inşası ve kentteki yaşama dair) ele alınmıştır. Mekânda gerçekleşen bu değişimi “Dönüşen Şehrin Yürüyüş Rotası” altında gerçekleştirilen atölye çalışması kapsamında “Utangaç Modernite” olarak adlandırılan Cumhuriyetin ilanından önceki dönem Osmanlı (1850 yılı ve sonrası); 1923 ile 1950 yılları arasındaki dönem “Radikal Modernite”; 1950 ile 1980 yılları arası dönem “Popülist Modernite” ve son olarak “Modernitenin Aşınması” olarak nitelendirilen 1980 yılı ve sonrası dönemine ait mekandaki gelişim ve değişimde etkili olan ulusal ve yerel ölçekteki ekonomik, sosyal ve kültürel faktörler göz önünde bulundurularak bir yürüyüş rotası belirlenmeye çalışılmıştır. Gaziantep ili günümüzde idari açıdan, 7 taşra ve 2 merkez ilçe olmak üzere toplam 9 ilçeden oluşmaktadır. İlin merkezini oluşturan ve Alleben Deresi ile birbirinden doğal bir sınırla ayrılan Şahinbey (nüfus bakımından Türkiye’nin en büyük 3. ilçesi) ve Şehitkamil (Türkiye’nin 7.büyük ilçesi) merkez ilçeleri 2 milyonluk il nüfusunun %83’ünü oluşturmaktadır. Gaziantep, Türkiye’de göç alan kent pozisyonundan ziyade İstanbul, Ankara ve Adana’dan sonra en çok göç veren kentler sıralamasında 4. sırada yer almaktadır. Yapılan bu atölye çalışmasıyla, Gaziantep kentinde tarihsel süreçte meydana gelen bu baş döndürücü dönüşümü ve modernite temelli bir dönemlendirme ile ele aldığımız bu değişimin izlerini, 4 ayrı etaptan oluşan güzergâhta görmek mümkündür.

Ragıp Kalelioğlu

A Grubu

Başlangıç:Alleben Göleti

Bitiş:Harikalar Diyarı

Mesafe:12,5 KM

Süre:4,5 saat

Mola:Anneler Parkı

 

 

Rotanın ilk kısmı, derenin doğal haline eşlik edeceğiniz patika bir yoldan başlar. Bu yolun sonunda çevre yolunun altından karşıya geçtiğinizde kentleşmenin başladığı alanlara gelirsiniz. Bu bölgede, kentin çeperlere doğru gelişmeye devam ettiğini, kentsel yoğunluğun giderek arttığını ve tek tip binaların hakim olduğu yerleşim alanlarında mahalle kültürünün yok olmaya başladığını göreceksiniz. Buradan itibaren Alleben Deresi'nin şehirdeki dönüşümüne ve kentsel dokunun farklılaşmasına tanıklık edersiniz. Park-bahçe düzenlemeleriyle oluşturulmuş yeşil alanların ve binaların kesiştiği mahallelerden geçip Kavaklık Parkı’na gelerek rotanın bu etabını sonlandırmış olursunuz.

 

 

1.             Alleben Göleti

Rotanın ilk etabı Alleben Göleti’nden başlar. Belediye tarafından yaptırılmış olan göletin çevresinde bungalov evleri, kafeler, restoranlar ve yürüyüş parkurları bulunur. Bu alanda ayrıca Anteplilerin sahre (piknik) yapması için ayrılmış geniş bir yeşil alan mevcuttur.

Parkın giriş kapısının yanından sağa kıvrılan yolda ilerlediğinizde, Alleben Deresi’nin şehirdeki ilk köprüsü karşınıza çıkar. Köprüden geçip doğuya yöneldiğinizde bağların arasından geçen stabilize bir yolla karşılaşacaksınız. Bu yol Alleben Göleti’nin çevresindeki yürüyüş alanlarına kıyasla size daha doğal bir alanda yürüme keyfini yaşatır. Dereye sarkan söğüt ağaçları ve fıstık ağaçlarının arasından geçen yol boyunca bağ evlerini, restoranları ve GASKİ tesisini görürsünüz. Bu yolu Alleben’e paralel takip ederek çevre yoluna varırsınız. Çevre yolunun altındaki yolu kullanarak karşıya geçtikten sonra dümdüz bir yolda yürüyeceksiniz. Solunuzda şehrin çeperlerine yapılan, mahalle kültüründen uzak, çok katlı binalardan oluşan siteleri, biraz ileride sağınızda şehre tepeden bakan bir yerleşke göreceksiniz. Yol boyu yürümeye devam edip trafik ışıklarına geldiğinizde karşıya geçin, Antep’in bir panoramasını görebileceğiniz bakış noktasına varacaksınız.

 

 

2.             Panoramik Görüntü Noktası

Bu noktadan kentin doğu, güney ve batı kısımlarını görebilirsiniz. Bu noktanın hemen önünde Gaziantep’in geleneksel bağ evleri bulunur. 100. Yıl Parkı’ndan Alleben Göleti’ne kadar olan alanda bulunan ve daha çok yüksek gelirli kesime ait olan evler 1930’lu yıllardan itibaren ortaya çıkmıştır. Günümüzde bu evler şehrin içinde kaldığından eski işlevlerini yitirerek daha çok atıl bir hale. gelmişlerdir.

Bağ evlerinden biraz uzakta, sağda Osman Gazi Mahallesi’ni ve şehrin her yerinden görülebilen İCONOVA isimli yüksek katlı toplu konut sitesini, solda ise Binevler Mahallesi’ni görürsünüz. Osman Gazi Mahallesi son yedi senede inşa edilmiş yapılardan oluşan bir bölge iken sağdaki Binevler, mahalle kültürünün hakim olduğu, 4-5 katlı konutların bulunduğu bir mahalledir.

En uzakta, Yedi Tepe Mahallesi’nin siluetini görürsünüz. Bu mahalle tam karşısında bulunan Gaziantep Üniversitesi sayesinde gelişmiştir ve şehrin yoğun meydanlarından biri üniversite ile bu mahalle arasında kalan bölgede bulunmaktadır.

 

 

3.             İbrahimli Bölgesi

Panoramik görüntü noktasından doğu yönünde ilerleyip kavşağa geldiğinizde sola dönün. 2000’li yıllardan itibaren yapılaşmanın başladığı, kentin sosyo-ekonomik olarak orta ve üst sınıfının konutlarının bulunduğu İbrahimli bölgesine varırsınız. Kendi içinde İbrahimli, Güvenevler, Batıkent, Atatürk ve Osman Gazi mahallelerine ayrılan bu bölge adını yanı başındaki, apartmanlar ve yol inşaatları arasında kaybolmuş olan İbrahimli Köyü’nden almaktadır.

Apartmanların arasından bölgenin merkezi konumunda bulunan Anneler Parkı’na doğru ilerlerken, marketler dışında bir dükkana veya bir sosyalleşme alanına rastlayamazsınız. Yürürken tramvayı gördüğünüz ilk noktadan sağa, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi’ne dönün ve olimpik yüzme havuzunun bulunduğu kavşağa kadar konutların arasından yürüyün. Olimpik havuz inşaatında çıkan sorunlardan dolayı yıllar yılı yarım kalmış olmasıyla ünlenmiştir.

Yol boyunca Türkiye’nin herhangi bir yerinde karşılaşabileceğiniz tek tip, yerel özgünlükten uzak apartmanların arasından ilersiniz. Modern hayatın hakim olduğu, komşusunu tanımayan, evinin otoparkından işinin otoparkına giren insanların yaşadığı bu semtte rotanın ilerleyen kısımlarına kıyasla sokaklarda yürüyen pek fazla insan göremezsiniz.

Olimpik havuz kavşağından sola dönüp Vehbi Dinçerler Sokağı’nda yürürken sokakların biraz daha hareketlendiğini, dükkanların çeşitlendiğini, ve sokaklardaki insan sayısının arttığını fark edebilirsiniz. Artık bölgenin merkezine yaklaşmış bulunuyorsunuz.

 

 

4.             Anneler Parkı

Anneler Parkı’na vardığınızda parkın etrafını yüksek binaların çevrelediğini göreceksiniz. Bu parkın içinde yürüyüş alanları, çocuk oyun alanı, spor alanları, kafeler, restoranlar ve mağazalar gibi pek çok kamusal ve yarı kamusal alanla karşılaşırsınız. Burası bölge halkının temel rekreasyon alanını oluşturur. Parkın hemen dışında ise marketler ve bankalar gibi günlük ihtiyaca yönelik pek çok işletme bulunur.

Bu yeşil alan aynı zamanda bölge halkının semtten çıkmadan tüm günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir merkezdir. Parkın sonuna ulaştığınızda araç yolunun karşısında Anneler Parkı’ndan birkaç sene sonra yapılmış olan Babalar Parkı’nı görürsünüz. Bu park Anneler Parkı’nın aksine yeşil alanın hakim olduğu tamamen kamusal bir alandır. Bu yoldan sağa dönüp Abdulkadir Aksu Bulvarı’ndan bir sonraki uğrak noktası olan Kadı Değirmeni’ne ulaşırsınız.

 

 

5.             Kadı Değirmeni

Kadı Değirmeni’nevardığınızda Alleben Deresi’nin özel mülkler arasından çıkıp kamusal alanla buluştuğu noktaya gelmiş olursunuz. Bu noktada derenin bağ evleri gibi özel mülkler arasında kalmış, suyu akmayan, içi otlarla dolmuş, atıl hali ile suyunun aktığı (şehir içi bir kaynaktan kanalla bağlandığı için), duvarları taş örülü kısmı aynı anda karşınıza çıkacaktır. Dere çevresinin kamusal önemine göre farklı düzenlemeler içinde olduğunu rota boyunca birçok yerde fark edeceksiniz.

 

 

6.             Fidanlık Mahallesi

Fidanlık Mahallesi ilk olarak Kavaklık Mahallesi’ne daha sonra Binevler Mahallesi’ne bağlanan bir yerleşkedir. Nüfus yoğunluğunun artmasıyla birlikte çeperlere doğru genişlemeye başlayan Gaziantep’te yeni mahallelere ihtiyaç duyulmuş ve bu ihtiyaca karşılık oluşan mahallelerden biri de Fidanlık mahallesi olmuştur. Burası henüz 25 yıllık kentsel bir geçmişe sahip. Mahalle, ilk olarak Kilis’ten ve çevre köylerden gelen göçmen işçilerin yerleşmesiyle oluşmuşsa da günümüzde Suriyeli göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı bir mahalle halini almıştır.

Derenin hemen yanındaki küçük, dar bir yoldan yürüdüğünüzde geniş, boş bir alana çıkacaksınız. Karşıya baktığınızda aynı mahallenin içindeki kentsel doku farklılığına tanık olacaksınız. Sol tarafta eski, az katlı, damlı binalar, sağ tarafta ise yeni yapılanmaya başlayan, çok katlı, birbirine benzeyen, çatılı binalar ve bu yeni yapılanmaya ayak uyduran büyük bir cami göreceksiniz. İlerleyip camiyi arkanıza aldığınızda karşınızdaki manzara kentleşmenin bir fotoğrafını sunacak sizlere. 

Camiyi sağınıza alıp yürüdüğünüz sokakta, kapı önlerinde sohbet eden insanlara, sokaklarda oyun oynayan çocuklara rastlarsınız. Mahallenin sonuna geldiğinizde sol tarafınızda mahallenin genel sosyal yapısından uzak, yüksek gelirli kesime hitap eden tenis kulübünü göreceksiniz. İsterseniz kulübün girişindeki küçük köprüden Alleben Deresi’ni görebilirsiniz.

 

 

7.             Batal Höyük

Rotanın devamında sağ tarafta karşınıza Batal Höyük çıkacak. Höyüğün tepesine yaya yolunu kullanarak ya da ücretsiz servisle çıkabilirsiniz. Tepede bulunun taş ev 1941 senesinde Ömer Ersoy tarafından bağ evi olarak yaptırılmış. Yapılan eklemeler ile şu anda belediye sosyal tesisi olarak kullanılmaktadır. Batal Höyük’ün tepesinden şehre baktığınızda Antep’in geniş bir manzarasını görme imkanı bulacaksınız. Önceki panoramik görüntüde gördüğünüz yerlere ek olarak Sarıgüllük ve Pancarlı mahallelerini de görme fırsatı bulabilirsiniz.

Burada, ray döşemeleri, kaydırak gibi eğlence unsurları da göreceksiniz. Bunlar, 2008 yılında Recep Koç Parkı’nda yapılmaya başlanan Harikalar Diyarı projesi kapsamında Batal Höyük’e getirilmiş, ancak Höyük’ün 1. derece arkeolojik sit alanı olması, yeşil alanın ve höyüğün tarihi katmanlarının zarar görebileceği gerekçesiyle projeye karşı çıkılmıştır. Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu inşaatın durdurulmasına ve ekipmanların kaldırılmasına karar vermiştir. Fakat Gaziantep’te oluşturulan kurul, kazı kararı verirken ekipmanların kaldırılmasına gerek görmediğinden, hala bu alanda bulunuyorlar.

 

 

8.             Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü

Batal Höyük’ün arkasındaki yaya yolunu kullanarak aşağı inip sol taraftan yürüdüğünüzde karşı yolda Fıstık Park’ı ve mimarisinde fıstık şekli kullanılan Fıstık Müzesi’ni göreceksiniz. Bu park, yaklaşık 150 bin metrekarelik Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü arazisinin üçte birlik bir kısmına yapılmıştır. Parkta Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü tarafından korunan fıstık, badem gibi meyve ağaçları ve belediye tarafından düzenlenen sosyal mekanlar mevcut. Parkın içinden soldaki yaya yolunu kullanarak geçip sola dönün. Üniversite Bulvarı’na çıkmış olacaksınız. Sol taraftaki yoldan yürüyerek ilk sokağa döneceksiniz. Bu caddede yürürken solunuzda Fıstık Park’ın dıştan görünümü, sağınızda ise tek tip konutlar bulunur.

 

 

9.             Harikalar Diyarı

Caddenin sonundan sağa dönüp Harikalar Diyarı’nı solunuza alarak yürümeye devam edin. Bu caddenin bitiminden sola dönerek Harikalar Diyarı’nın girişine varırsınız. Harikalar Diyarı 2009 yılında, Batal Höyük ve Recep Koç Parkı’nı da içine alan 120 bin metrekarelik bir alana kurulmuştur. Bu park, Türkiye’de son dönemde popüler olan tema parklarından biridir. Harikalar Diyarı’ndan yolun karşısına geçerek, Kavaklık Parkı’nın girişinde bu etabın sonuna gelmiş olursunuz.

 

[BÖ, HT]

B Grubu

Başlangıç: Kavaklık Parkı

Bitiş: Kalealtı

Mesafe: 8,5 km

Süre: 3,5 saat

Mola:Çınarlı Meydanı

 

Rotanın bu kısmı, Kavaklık Parkı içinden Alleben Deresi boyunca ilerleyen bir yürüyüşle başlar. Parkın içindeki yeşil alandan çıkıp Cumhuriyet Dönemi’nin izlerini taşıyan mahallelere ve Antep’in yakın dönemde aldığı göçler sebebiyle dokusu değişen semtlerine uğrarsınız. Bu bölgede Gaziantep’in tarihi yerleşim alanlarından geçerken, birçok yapının, örneğin eski kiliselerin, zaman içerisinde farklı işlevlerde kullanılmak üzere dönüşüme uğramış olduğunu göreceksiniz. Kentsel dönüşüm projelerinin, restorasyon uygulamalarının ve ticari faaliyetlerin şehrin dönüşümündeki rolü bu etapta sıklıkla karşınıza çıkar. Kentteki dönüşümün devam ettiği noktalardan da geçerek Kalealtı’nda bu etabın sonuna ulaşırsınız.

 

  1. Kavaklık Parkı

Alleben Deresi boyunca uzanan Kavaklık Parkı’nı başlangıç olarak alın. Burası kentin en eski mesire alanlarındandır. Hayri Tütüncüler Parkı’ndan başlayıp biraz ilerlediğinizde sağ tarafınızda Engelliler Parkı’nı geride bırakarak Kavaklık yürüyüş alanına gelmiş olacaksınız. Sağ tarafınızda Erken Cumhuriyet Dönemi’ne ait yapılar göreceksiniz. Masal Parkı’na yaklaşırken sol tarafınızdaki alışveriş merkezi inşaat alanı ruhsat usulsüzlüklerinden dolayı mühürlenmiştir. Binanın etrafında oluşan su birikintisi ise binanın temeli atılırken yüzeye yayılan yer altı suyundan kaynaklanmaktadır.

Alleben Deresi boyunca ağaçların yoğunlukta olduğu ve insanların bir mesire alanı olarak tercih ettiği Kavaklık Parkı’nda bugün kavaktan çok çınar ağacı bulunmaktadır. Buraya ismini veren kavak ağaçları Antep Harbi sırasında büyük ölçüde tahrip olmuş, savaştan sonra halkın ve resmi kurumların bu bölge yeniden ağaçlandırılmıştır. Anteplilerin Hıdırellez kutlamalarının en popüler mekanı olan bu alanda 1950’li ve 1960’lı yıllarda çok sayıda kır gazinosunun bulunduğu da bilinmektedir. 

Kavaklık, Alleben Deresi’nin kentin içinde doğal yatağında aktığı nadir alanlardan biridir. Kavaklık Parkı içindeki yolu sağa kıvrılarak takip ettiğinizde karşınıza çıkan köprüden Alleben Deresi’ni geçip Mister Ayizli Sokak’a ulaşırsınız.

 

  1. Mister Ayizli Sokak

Mister Ayizli Sokak’a adını veren Mr. Merrill Nickerson Isely, 1894’te Amerika’da doğmuştur, Yale Üniversitesi’nde ilahiyat okuduktan sonra misyonerlik göreviyle 1920’de eşiyle beraber Türkiye’ye gelmiştir. İstanbul’da bir süre Türkçe öğrendikten sonra Gaziantep’e gelen Mr. Isely, 1937’den 1962’ye kadar 25 yıl boyunca Amerikan Hastanesi’nde yöneticilik yapmıştır. Emekliliğinde ise Amerika’ya dönmüştür. Mr. Isely’nin sağlık alanında verdiği hizmetler ve Gaziantep’in ağaçlandırılması faaliyetlerinde sağladığı katkılar sonucunda bu sokağa adı verilmiştir.

 

Mister Ayizli Sokak’ta Gaziantep’te yapılan apartman tipikonutların ilk örnekleri bulunur. Girişleri yol kotunun altında olan bu binaları yenilerden ayırmak oldukça kolaydır. Aynı zamanda bu mahalle Gaziantep’te ızgara tipi şehir planın uygulandığı ilk bölgelerden biridir.

İki blok boyunca Mister Ayizli Sokak’tan ilerleyip Mehmet Tolaman Sokak’a gelince sola dönün. Biraz ilerledikten sonra karşınıza Maanoğlu Parkı çıkacak. Arkasında ise 2009 yılında hizmete girmiş olan Sanko Park alışveriş merkezi var. Bu alışveriş merkezi Alleben boyunca oluşan yeşil hattın tam ortasında konumlanarak, alanın bölünmesine sebep olmuştur. Maanoğlu Parkı’ndan sağa dönerek biraz ilerleğinizde Maanoğlu Köprüsü’ne gelmiş olacaksınız.

 

  1. Maanoğlu Köprüsü

Maanoğlu Köprüsü, üzerinden her gün binlerce kişinin gelip geçtiği, kentin merkezi noktalarından biridir. Köprünün yapımı üzerine Antep’te yaygın olarak bilinen ilginç bir de hikaye bulunmaktadır. 1860’lı yılların başında Antep, Halep Valiliğine bağlı bir kaymakamlık olarak idare edilmektedir ve Antep Kaymakamı Battal Bey’dir. Bu dönemde, Antep’te yaşayan Maanoğlu lakaplı biri, Alleben deresi üzerinde bir köprü yaptırmak istemiş, ancak Battal Bey ilk başlarda buna müsaade etmemiştir. Maanoğlu’nun önce Halep Valisi’ne gitmesi, dilekçe yazdırarak Battal Bey’in huzuruna çıkması da işe yaramamıştır. Maanaoğlu, İstanbul Hükümeti’ne kadar gitmiş ve köprüyü yaptırmak için izin almaya çalışmıştır. Ancak sonunda köprünün yapılmasını sağlayan, Maanaoğlu’nun resmi başvuruları değil, İstanbul dönüşü Battal Bey’e getirdiği hediyeler olmuştur.

 

Alleben Deresi üzerine inşa edilen Maanoğlu Köprüsü Fevzi Çakmak Bulvarı üzerinde yer almaktadır. Bulvardan düz devam ettiğinizde Gazianteplilerin Başkarakol adını verdikleri kavşaktan karşıya geçeceksiniz. Sol tarafınızda Gaziantep’in en eski lisesi olan Antep Lisesi’yle karşılaşacaksınız. Bu lise 1911 yılında “Aynü’l-Maarif İdadisi” olarak kurulmuş, 1913’te ismi “Ticaret İdadisi” olarak değişerek 1922’de Sultaniye’ye dönüşmüştür.  En son Cumhuriyet’in kuruluşu ile birlikte 1923 yılında lise olmuştur. Başkarakol Kavşağı’ndan karşıya geçtiğinizde Yeşil Cami’yi sağ tarafınıza alıp yaklaşık 100 metre yürüyerek Yeşil Cami Caddesi boyunca ilerlerseniz Kolejtepe’ye varmış olacaksınız.

 

  1. Kolejtepe

Kolejtepe'ye adını veren Amerikan Koleji 1876 yılında Hacı Taha’nın (Göğüş) okul yapılması için Amerikalı misyonerlere bağışladığı, 110 dönümlük  oldukça geniş bir arazi üzerine altı bina olarak kurulmuştur. Bu binaların beşi eğitim birimleriyken biri Amerikan Konsolosluğu’dur. 1920’lerde Gaziantep’in Fransızlar tarafından işgaline kadar hizmetlerini sürdüren okul, işgalden sonra daha çok karargâh olarak kullanılmıştır. 1932’de bir binası hariç tüm binaları yıkılmıştır. Bu bina da şu anda İslam Bilim Tarihi Müzesi olarak kullanılıyor. Geri kalan okul alanında ise 2008 yılından beri Şahinbey Belediyesi ve belediyeye bağlı birimler bulunuyor.

 

Kolejtepe’den güney yönünde ilerleyerek Hoşgör Meydanı’na ulaşırsınız. Hoşgör Caddesi’nden yolun karşısına geçin. Bu noktada bir yol yapım çalışması sürdürülüyor. Düztepe’den gelen yolun yapılabilmesi için yol hizasında bulunan bazı binalar yıkılmıştır. Boğaziçi Caddesi’nde ilerlerken sağınızda bir bölümü yıkılmış, bir iki katlı, eski evleri görebilirsiniz. Solunuzda ise daha iyi durumda ama yine de eski ve yıpranmış olan üç dört katlı binaları göreceksiniz. Bu binaların alt katlarında genellikle araba tamircileri veya parçacıları bulunuyor. Parkı geçip önce Şehit Mahmut Sokak sonra Nafia Garajı Sokak boyunca ilerleyip Türkmenler Caddesi’ne çıkacaksınız.

 

  1. İran Pazarı (Türkmenler Caddesi)

Caddeye vardığınızda etrafınızda bir dönüşüm sürecinin yaşandığını göreceksiniz. Bu cadde, İran Pazarı’nın faal olduğu dönemdeki canlılığıyla yaygın olarak bilinir. Karşınızda Büyük Velic Otel’i, sol tarafınızda yurt dışına giden otobüs firmalarının yazıhanelerini görürsünüz. Cadde boyunca yürüdüğünüzde etrafınızda Arapça ve Farsça tabelalara sıkça rastlayacak ve yanınızdan geçen insanların çoğunluğunun Arapça konuştuğunu duyacaksınız. Türkmenler Caddesi’nden İnönü Caddesi’ne vardığınızda karşıya geçip Hüseyin Sokak’tan yukarı doğru çıkın. Bu sokaktan ilerleyip Jansen Sokağı’na döndüğünüzde mekânsal ve sosyo-ekonomik farklılaşmayı görebilirsiniz. Jansen Sokağı’ndan devam ederek Tepebaşı Mahallesi’nden geçtikten sonra Amerikan Hastanesi’ne varacaksınız. 

 

  1. Amerikan Hastanesi

 

1848 yılında Gaziantep'e yerleşen ve tifodan ölene kadar Antep'te yaşayan Dr. Azariah Smith, Güneydoğu Anadolu’da tıp alanında çalışan ilk Amerikalılardandır. Bölgede kurulan ilk hastane olan Amerikan Hastanesi, 1879'da, Dr. Azariah Smith’in anısına, Yale Üniversitesi'nden sınıf arkadaşlarının bağışları ve topladıkları yardımlardan oluşan İngiliz ve Amerikan sermayesiyle ve Gaziantepli hayırseverlerin araziyi bağışlamalarıyla kurulmuştur. 1995 yılına kadar batı binası hemşire okulu, doğu binası hastane olarak kullanılmıştır. Şu anda iki bina da Amerikan Hastanesi olarak hizmet vermektedir. Batı bahçede mezar taşları bulunmaktadır. Bunların çoğu Amerikan Koleji’nden nakledilmiştir. Bunların arasında Dr. Azariah Smith’in mezar taşı da bulunmaktadır. Hastane 150 yıl içerisinde ihtiyaçlar doğrultusunda ekleme ve değişikliklere maruz kalmıştır.

 

Hastanenin yanından Emir Sokak boyunca ilerlediğinizde Kurtuluş Camii Sokak’a varacaksınız. Bu sokaktaki yokuşu inerken dikkatli olmakta fayda var çünkü Antep’te bulunan en dik yokuşlardan biri. Kurtuluş Camii Sokak’ın sonunda görkemli haliyle Kurtuluş Camii’ni göreceksiniz.

 

  1. Kurtuluş Camii

1892 yılında inşa edilen ve Antep Meryem Ana Kilisesi veya Surp Asdvadzadzin Katedrali olarak bilinen bu yapı, 1920’li yıllarda cezaevi, 1936 yılında ise cami olarak kullanılmak üzere dönüşüme uğramıştır. Yapının sağ tarafında, cadde üzerinde boş bir alan göreceksiniz. Bu alan eskiden Gaziantepli sanayici Cemil Alevli’ye ait bir fabrikayken günümüzde işlevsiz durumdadır.Camiyi geçip aşağıya doğru indiğinizde Adil Özbek Caddesi’ne ulaşırsınız. Sağa dönüp cadde boyunca yürüdüğünüzde az ileride solunuzda Kurtuluş Camii’nden daha eski olan Aziz Bedros Kilisesi’ne varacaksınız. Bu kilise yıllarca Antep’in ilk sanayicilerinden Ömer Ersoy’a ait olan iplik fabrikasının sınırları içinde gizlenmiş olup, 2005 yılında bölgede yapılan yol çalışması sırasında tesadüfen ortaya çıkmıştır ve şu anda Ömer Ersoy Kültür Merkezi olarak hizmet vermektedir. Kiliseden geri dönüp Atatürk Bulvarı’na doğru ilerleyerek Bey Mahallesi’ne ulaşacaksınız.

 

  1. Bey Mahallesi

Bey Mahallesi Gaziantep’in tarihi mahallerinden biridir. 16. yüzyılda yerleşime başlandığı bilinmektedir. Bey Mahallesi (geçmişteki ismiyle Kayacık), I. Dünya Savaşı öncesinde Ermeni nüfusun yoğun olarak yaşadığı mahallelerden biriyken, 1915-1918 yılları arasında Antep’ten göç etmek zorunda bırakılanErmeni ailelerden kalan izler bugün ancak dikkatli bir gözle bakıldığında seçilebilmektedir. Örneğin, günümüzde Papirüs Kafe’nin bulunduğu yapının girişinde ve içinde Ermenice kabartmalar, duvar ve tavan süslemeleri görülebilir. Civarda bulunan Hasan Süzer Etnografya Müzesi binasının Karamanukyan ailesinin evi, Oyuncak Müzesi binasının ise Ermeni Kız Lisesi olarak inşa edildiği bilinmektedir.

Bey Mahallesi’ne geldiğinizde Hıdır Sokak boyunca yürüyün. Sola dönüp Şerefoğlu Caddesi boyunca yürüyerek sahafların olduğu Eyüpoğlu Caddesi’ne varırsınız. Sağa dönüp Cenani Konağı’nın yanından geçtikten sonra solda Hanifi Oğlu Sokak’a çıkacaksınız. İleride,  Etnografya Müzesi’nin yanından sola dönüp Tepe Sokak’tan ilerlediğinizde karşınıza Oyuncak Müzesi çıkar. Müzeyi geçip, sağa dönüp Bay Sokak boyunca ilerleyerek Çınarlı Meydanı’na çıkarsınız. 

 

  1. Atatürk Bulvarı

Atatürk Bulvarı, Maarif Kavşağı’ndan Antep Lisesi’ne kadar uzanır. Sol tarafınızda bulunan Katolik Ermeniler tarafından 1860’lı yıllarda Fransız Kralı III. Napolyon’un desteği ve Fransisken misyonerlerin yardımıyla yapılan Kendirli Kilisesi günümüze kadar sağlam bir şekilde gelmiştir. Bu caddeden sağa doğru yol aldığınızda modernleşme ile birlikte ortaya çıkan çok katlı beton binaların, tarihi Antep evlerinin önünü kapatmış olduğunu göreceksiniz. Aynı zamanda bulvar üzerinde oteller, baklavacılar, yöresel ev yemeklerinin bulunduğu lokantalar ve kafeler, caddeyi hem gündüz hem de gece dinamik tutan, sosyal hayatın kesişim noktalarını oluşturmaktadır. 

1960-70 yılları arasında en canlı dönemini yaşayan sinema salonları, Gaziantep’te Atatürk Bulvarı ve çevresinde yoğunlaşmıştı. Son otuz yıl içinde bu bölgenin değişmesiyle, Arı Sineması gibi birçok sinemanın yerini farklı işlevlerde kullanılan yapılar almıştır. Cadde boyunca yürüyüp Yeşilsu Meydanı’na geldiğinizde sol tarafınızda Antep Harbi sırasında çatışmaların en yoğun yaşandığı noktada inşa edilen Şehitler Abidesi’ni ve altında bulunan şehitliği göreceksiniz. Bu alanda ilerleyip Çınarlı Cami’nin bulunduğu merdivenli sokaktan aşağı inin. Sağ tarafınızdaki tezgâhlarda hediyelik eşya satan birkaç işletme gözünüze çarpacak. Bu dar sokaktan inip sağa döndüğünüzde Demokrasi Meydanı’na ulaşırsınız. Burası 1960’lı yıllarda şehirlerarası hatlarda çalışan otobüslerin tamir ve bakımının yapıldığı bir alanken 1990’lı yıllarda buraya bir alışveriş merkezi yapılmıştır. 2015 yılında bina da yıkılarak bu alan Demokrasi Meydanı’nın bir parçası haline dönüştürülmüştür.

  1. İstasyon Caddesi

İstasyon Caddesi, adını caddenin sonunda bulunan ve 1954 yılında faaliyete giren tren garından alıyor. Cadde boyunca ilerlerken solunuzda Gaziantep’te çoğu etkinliğin yapıldığı Demokrasi Meydanı’nı göreceksiniz. Tramvay yolunu geçtikten sonra sağınızda ticaret alanları, solunuzda yapılması planlanan Millet Bahçesi, onun da ilerisinde Arkeoloji Müzesi bulunacak. Müzenin tam karşısında bulunan geniş arazide geçmişte Gaziantep Fuarı bulunmaktaydı. İçerisinde lunapark, gazino gibi eğlence birimleri de bulunan fuar kapatılmış, yerine bir alışveriş merkezi ve oteller inşa edilmiştir. Fuar içerisindeki lunapark önce yolun karşısına, şu anda Sanayi Odasının bulunduğu alana taşınmış, sonrasında da kapatılmıştır. İstasyon Caddesi’nin sonunda gar binası uzaktan görülür. Garın yakınlarında yolun iki tarafında mütevazı gar lojmanları bulunmaktadır.

 

  1. Gar Binası

Gar binası, 1954 yılında Narlı-Antep-Karkamış hattının oluşturulmasıyla inşa edilmiştir ve bina dönemin özelliğini yansıtan kesme taşlardan yapılmıştır. Garı şu anda kullanılmıyorsa da birinci katında bulunan gar restoranı hala hizmet vermektedir. Buradan sol tarafınıza baktığınızda Karşıyaka semti ile Hacıbaba Mahallesi’ni geniş bir perspektifte görebilirsiniz. Ayrıca Karşıyaka Mahallesi’nde bulunan Zeugma Mozaik Müzesi de yine görüş alanınız içerisinde kalacaktır. Restoranın sağındaki merdivenlerden inerek yürümeye devam edin. Gar binasını geride bıraktığınızda, bu alanda orta büyüklükte bir park alanına ulaşırsınız. Parka doğru ilerlediğinizde sol tarafınızda 2017’de yapılan 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’ni göreceksiniz. Devamında park alanından çıkıp yolun karşısına geçtiğinizde Oto İşletme Sokak’tan Yaprak Mahalle’sine varırsınız.

 

  1. Kalealtı (Çakmak ve Yaprak Mahalleleri)

Çakmak Mahallesi ve çevresi, 1938 tarihli Jansen Planı’nda sanayi alanı olarak planlanmış ve bu işlevini hala sürdüren bir alandır. Oto İşletme Sokak boyunca ilerleyip Nizip Caddesi’nden sağa dönün. Yürümeye devam ettikçe sanayi dokusunun hızla azaldığını göreceksiniz. Bu bölgede daha çok konut ve alt katları ticaret alanları olanbinalarmevcuttur. Bloğun sonunda karşınıza bir alışveriş merkezi çıkacak. Buradan sola dönüp Çakmak Sokak boyunca sokağın sonunda görünen Antep Kalesi’ne doğru ilerleyin. Sokağın sonunda ulaştığınız Dere Kenarı Caddesi’nde yeniden Alleben Deresi’ni göreceksiniz. ağa dönüp Dere Kenarı Caddesi boyunca ilerlediğinizde karşınıza çıkan büyük bir kavşakta rotanın ikinci kısmı sonlanır.

 

[EK, HGY]

C Grubu

Başlangıç: Antep Kalesi

Bitiş: Şehreküstü Parkı

Mesafe:7 km

Süre: 2,5 saat

Mola:Türktepe Parkı

 

Rotanın bu etabı, Antep Kalesi’nden başlar ve kent tarihini takip edebileceğiniz sivil mimarinin örneklerinin ve dönüşümünün görülebileceği noktalardan geçer. Etabın başlangıcında şehir merkezinin dokusunu gözlemleyerek ilerledikçe, şehrin çeperi hakkında da yeni fikirler edinebileceğiniz alanlarla karşılaşacaksınız. Kaleden itibaren tarihî ve ticari alanlardan geçtikten sonra, Yazıcık ve Kılınçoğlu Mahallelerinde kentsel dönüşüm alanlarının içinden geçeceksiniz. Yüz yıl önce kentin doğu yönündeki sınırı olan Şehreküstü semtinde, sanayileşmenin kentte ilk adımlarını attığı noktalara temas edeceksiniz. Tüm güzergah boyunca, yeşil zeytin, Antep peyniri, sarma  tütün, güvercin satıcılarının yanından geçerken Kabaltılar, kasteller ve livaslar gibi özgün mimari yapılar size eşlik edecek. Son aşamada, futbol sahaları, hobi bahçeleri ve parkların içinden geçerek güzergah sonlanacak.

 

  1. Antep Kalesi

Rotanın üçüncü kısmı günümüzde Tarihi Kır Kahvesi’nin olduğu, kalenin kuzeybatı ucundan başlar. Bulunduğunuz noktadan, kalenin batı yönüne doğru hafif bir rampadan çıkarsınız. Bu yürüyüş esnasında sol tarafta, kaleye hendek üzerinden bağlantı kuran köprüyü ve köprünün altında, bugün butik otel olarak kullanılan suru göreceksiniz. 

Butik otelden güneye doğru, hafif bir yokuş tırmanarak ilerleyin, sağ yanınızda sizi, yürüdüğünüz sokağa adını veren Şirvani Camii karşılar. Caminin mimari yapısı itibari ile mevlevihane olarak yapıldığı ve bir dönem bu amaçla kullanıldığı tahmin edilmektedir. Güney yönünde, hafif bir yokuş çıkarak ilerleyin. Kavşak noktasına geldiğinizde kalenin giriş noktasına ulaşırsınız. 50 metre kadar ilerlediğinizde, sağ tarafta Hamam Müzesi bulunur. Bu noktadan itibaren kaleden ayrılacaksınız. Sokağın girişinden kaleye dönüp, yapının bütünlüğünü algılayabilmek için son bir bakış atabilirsiniz.

Lala Mustafa Paşa tarafından 16. yüzyılın ikinci yarısında yaptırılan külliyenin bir parçası olan ve bugün Hamam Müzesi olarak kullanılan yapının bulunduğu Sadık Dai Sokağı’na giriş yapın. Sokak boyunca ilerlediğinizde solda Handanbey (Handaniye) Camii’ni göreceksiniz. Caminin 16. yüzyılın ikinci yarısında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Handanbey Camii’nden sağa dönüp, Karagöz Mahallesi içinde yer alan Hasırcı Sokak boyunca ilerleyin. Sol tarafınızda, sivil birmüzecilik girişimi olan Devr-i Alem Para Müzesi bulunur. Tarihi bir Antep evi çeşitli ülke paralarının sergilendiği bir müzeye dönüştürülmüştür. Hasırcı Sokak’ın sonuna geldiğinizde, Çamurcu Sokak’tan sola dönün. Artık Düğmeci Mahallesi’ndesiniz ve bu mahalle kentin geçmiş dönemlerinde Yahudi nüfusunyaşadığıalan olarak bilinir. Sokağın köşesinden dönüp yaklaşık 60 metre ilerleyin, yolun solunda eski sinagog ile karşılaşacaksınız.

 

  1. Gaziantep Sinagogu

Yola devam ederek, sinagog yapısının hemen çapraz karşısında yer alan Karahoca Sokağı’na girin. Sokak boyunca, mahalledeki eski evlerin yıkıldığını ve arsalarının otoparka dönüştürülmüş olduğunu göreceksiniz. Zamanla kentte trafik yoğunlaştıkça, metruk hale gelen binalar yıkılarak yerine otoparklar oluşturulmuştur. Yol kenarında bulunan evlerin, taş yapı niteliklerini kaybedip, betonarme binalara dönüştürüldüğünü gözlemlemek de mümkün. Karahoca Sokağı’nın sonundaki kavşaktan sola döndüğünüzde sağ tarafta Ömeriye Camii’ni göreceksiniz. Yapı, Gaziantep’teki en eski cami olarak biliniyor. Yolunuza güney yönüne doğru devam edin. Suburcu Caddesine ulaşacaksınız. Araç trafiği tek yönlü işleyen bu cadde, banka işletmelerinin ilk kurulduğu bölge olması nedeniyle halk arasında Bankalar Caddesi olarak da bilinir. 

Suburcu Caddesi, Cumhuriyet’in ilk yıllarında daha dar bir yol iken, 1938 tarihli Jansen Planı doğrultusunda bir sıra yapı yıkılarakaraç trafiğine uygun bir şekilde genişletilmiş, 1980’li yıllarda kent trafiği daha da yoğunlaşınca buradaki araç trafiği tek yönlü düzenlenmiştir. Günümüzde ise caddenin hafta sonları araç trafiğine kapanmasına dair deneysel çalışmalar yapılıyor. Dönüşen kentte, ilerleyen dönemlerde bu caddenin trafiğe kapatılması oldukça muhtemel. Yaklaşık 80 metre sonra yolun sağında Nuri Mehmet Paşa Camii’ni göreceksiniz.

Cadde bundan 30 yıl öncesine kadar sinema salonlarının yoğunlaştığı bir bölgeydi. Nakıp Sineması, Baydar Sineması, Şehir Sineması, Büyük Sinema, Saray Sineması gibi sinema salonları bu cadde boyunca yer edinmişti.1980’den sonra salonlar tek tek kapandı. Cadde, aynı dönemlerde pavyon, gece kulübü işletmeciliği için de oldukça popülerdi. Şanzelize, Zümrüt, Harem, Çağlayan isimli pavyonlarının kışlık mekânları da bu cadde üzerindeki binalarda yer alıyorlardı.

 

  1. Karagöz Meydanı

Suburcu Caddesi’nden ilerleyerek Karagöz Meydanı’na ulaşırsınız. Burası kentin en canlı ticaret noktalarından biridir.Meydanın bir ucunda, mahalleye de ismini veren Karagöz Camii yer alır.  Caddenin sağında, 1980 öncesi kaçakçılığın yoğun olduğu yıllarda, Suriye ve Lübnan üzerinden gelen kaçak malların satıldığı Büyük Pasaj görülebilir. Pasajlar o yıllarda şehir ticaretinin en işlek noktaları arasındaydı. Karagöz Meydanı’dan, güney yönüne doğru, Mütercim Asım Caddesi’ne dönüp bu cadde boyunca Alaybey Camii’ne kadar ilerleyin.

 

  1. Alaybey Camii

Alaybey Camii’nin bulunduğu kavşak, Mütercim Asım Caddesi ile Gaziler Caddesi’nin kesişme noktasıdır. Gaziler Caddesi, kentin Osmanlı döneminde gelişen yapısı ile önemli ticaret alanlarından birisi olmuş, Cumhuriyet’ten itibaren kuyumcu dükkanlarının ve doktor muayenelerinin yoğun olduğu bir alan haline gelmiştir. Ancak 1990’dan sonra kentteki orta üst sınıfa hitap eden ticari işletmeler batıya kaymış, 1990’lı yıllara kadar taşıt ulaşımına açık olan cadde, bu yıllarda yaya yoluna dönüştürülmüş ve caddenin ticari yoğunluğu bu karar ile daha da artmıştır. Gaziler Caddesi, göçle artan kent nüfusunun alt orta gelirli kesimi için çekim merkezi olmaya devam etmiştir. Günümüzde kuyumcu dükkanlarınınyanı sıragiyim ve ev tekstili dükkanları da bucaddedeyaygındır. Bulunduğumuz noktanın yaklaşık 50 metre batısında yer alan Kapalıçarşı isimli pasaj ise, Antep’te evlilik sürecinin sembolik ürünleri (dantelli el işleri, çeyiz malzemeleri) için hala önemli bir noktadır.

Alaybey Camii’nin bulunduğu kavşaktan, camiyi sağınıza alarak ilerlemeye devam edin. Mütercim Asım Caddesi, Şıhcan Caddesi olarak devam eder. Bu yolda yaklaşık 80 metre ilerledikten sonra, önünüze çıkan ilk kavşaktan sola dönün. Burası her ne kadar Hacı Veli Camii Caddesi olarak isimlendirilmişse de, halk arasında Avrat Pazarı olarak anılmaktadır.

 

  1. Avrat Pazarı (Hacı Veli Camii Caddesi)

Araç trafiğine hala açık olan ve sürekli ürün yükleme ve indirme işleminin yapıldığı sokakta doğuya doğru ilerleyip kavşaktan sağa dönün. 43017. Sokak’ta yaklaşık 60 metre kadar ilerleyin. Tam karşınızda Güven Han’ını göreceksiniz. Ulaştığınız Samlıoğlu Sokak’tan sola dönün. Bu güzergah üzerinde ulaştığınız anayol Belediye Caddesi’dir. Tam karşınızda tarihi Yemiş Han ve hanın ön yerleşkeleri mevcut.  Bu binalar, Gaziantep’in önemli üretim kalemlerinden biri olan çelik para kasalarının üretilip satıldığı noktaydı. Kent içindeki tüm üretim yapılarının kent dışına taşınması ile para kasası imalathaneleri de buradan taşındı. Geriye sadece birkaç adet para kasası sergileyen satış noktası kaldı. Sola dönüp kuzeydoğu yönünde ilerlediğinizde sağ yanınızda, günümüzde otel olarak kullanılan Şirehanı’nı göreceksiniz. Yaklaşık 150 metre sonra varacağınız kavşağın bir köşesinde ise Hanlar Bölgesi’nin başlangıcı olan Tuzhanı yer alıyor. 

 

  1. Hanlar ve Bedestenler Bölgesi

Tuzhanı’nın bulunduğu kavşakta, Antep’in özellikle 1850’lerden sonra büyümesi ve ticari bir odak noktasına dönüşmesi sonucu han yapıları yoğunlaşmıştır. Hem yolcuların konaklaması hem de ürün satışı için tasarlanmış yapılar olan hanların arasında Tuzhanı en eskilerden biridir. Tuzhanı günümüzde hala ticaret işlevini sürdürüyor. Yine yakın bölgede bulunan Mecidiye Han, Şahinbey Belediyesi tarafından restore edilerek Sahaflar Çarşısı’na dönüştürüldü. Bu bölgede varlığını halen koruyan diğer ticaret yapıları ise bedestenlerdir. Birazdan içinden geçiş yapacağınız Kemikli Bedesten, nitelikli ticari işlevini kaybetse de, hala önemli bir uğrak noktasıdır.

Doğu yönündeki Tuzhanı Caddesi’nde yaklaşık 50 metre yürüdükten sonra yine bir kavşak noktasına ulaşacaksınız. Solda, kentin 50 yıl öncesinde sık rastlanan kastellerinden biri bulunuyor. Kasteller Antep’in tarihi su sistemiyle yer altından taşınan suyun halkın kullanımına açıldığı yapılardır. Kastelin yanından sola dönün, Elmacı Pazarı’na doğru yönelirken, pazara girmeden sağ yanda yer alan Kemikli Bedesten’e girin. 50 metrelik ince uzun bedestenin içinden geçince Şehitler Caddesi’ne ulaşacaksınız. Çıktığınız noktanın, sağ karşı çaprazında ince bir sokak girişi göreceksiniz. Bu küçük sokak, Mevlevihane’ye bağlı mezarlığın yanında, binanın altından geçen ince bir kabaltı yolu ile Mevlevihane’nin girişine ulaşır.

 

  1. Gaziantep Mevlevihanesi

Mevlevihanenin girişinden, Tekke Camii’nden Buğday Arasası’na açılan kapıya doğru ilerleyin. Bu tarihi kapıdan Arasa’ya çıktığınızda karşınıza çıkan dükkanlardan sola dönün. Solda tarihi Tahmis Kahvesi’ni göreceksiniz. Sağdaki taş yapılı bina ise Kürkçü Hanı. Bu hizada Buğday Arasası’nın çıkışına doğru ilerleyin. Çıkışa varmadan, sol hizadaki dükkanların bitiminden, sağa, Attar Çarşısı Sokağı’na dönün. Bu sokakta şifa niyetli otlar, bitkisel ürünler ve Antep Mutfağının sırlarını saklayan baharatların satıldığı attar dükkanları bulunuyor. Baharat kokuları eşliğinde yaklaşık 75 metre kadar kuzey yönünde ilerleyin. Çarşının bitiminde Boyacı Sokak’a ulaştığınızda sola dönün. Bu sokak sizi Yuşa Peygamber ve Pirsefa Efendi’nin türbesine götürecek. Sola dönüp, yaklaşık 50 metre kadar yürüdüğünüzde, sol tarafta türbe yapısını göreceksiniz. Sağ taraftaki merdivenler sizi Hamdi Kutlar Caddesi’ne taşıyacak. Bulunduğunuz nokta, kalenin yanından Gümrük Caddesi olarak başlayan, Alaüddevle Camii’nden itibaren Hamdi Kutlar Caddesi olarak devam eden ve yerel halk dilinde Uzun Çarşı olarak tarif edilen tarihi ticaret alanının bir parçasıdır. Çıktığınız noktadan sol tarafa, batı yönüne dönün. Bu yol üzerinde sol tarafta Bakırcılar Çarşısının girişini ve az ilerde Zincirli Bedesten’i göreceksiniz. Zincirli Bedesten’in köşesinden sağa dönüp, Kazancı Sokağı’na giriş yapın. Bu bölgede konut nitelikli sivil mimari eserlerle bol bol karşılaşma olanağı bulacaksınız. Bu örneklerin en iyilerinden biri bu sokağın devamında, 75 metre kadar ilerlediğinizde, bir çıkmaz sokakta karşımıza çıkacak olan Hüseyin Enç Kültür Evi.

 

  1. Hüseyin Enç Kültür Evi

Hüseyin Enç Kültür Merkezi’ne giriş yapan çıkmazın başından, soldaki Mazlum Sokağı’na giriş yapın ve devamında Güllüoğlu Sokağı’ndan ilerleyin. Aynı güzergah üzerinde 70 metre kadar gittikten sonra, Güllüoğlu Sokak sola kıvrılırken siz bu yolu değil, sağa dönen Güceylioğlu Sokağı adındaki ince geçidi takip edin. Bu sokak 20-25 adım sonra sola dönüyor. Buradan yaklaşık 25-30 metre sonra sağ tarafta Kemerli Sokak beliriyor. Bu noktada, Gaziantep’teki kemerli sokak örneklerinden olan kabaltı geçidine varacaksınız. Bu geçitten geçerek Simitçi Sokağa ulaşırsınız. Buradan sola dönün. Bu kıvrılışların hepsi yerel sivil mimari eserleriyle daha fazla temas etmenizi sağlayacak. 25-30 metre sonra bu kez sağa, Hafız Ali Sokağı’na dönün. Hafif bir rampa tırmanışını da içeren bu yolculuk sizi yavaş yavaş Türktepe/Kürttepe’ye doğru çıkarır. Hafız Ali Sokağı’nın sonunda Kerim Sokak’tan sağa dönün. Bu sokakta 30 metre kadar ilerleyip sol yanınızdaki Ziyaret Sokağı’na dönün. Bu sokağın sonunda tırmanış son bulmuş olacak. Yaklaşık 75 metrelik bu sokak boyunca Türktepe Camii’nin görüntüsünü farklı açılardan görebilirsiniz. Sokağın ucuna varıp, tepeye çıktığınızda, Türktepe Camii’nin eteğinden sağ tarafa, Harputlu Sokağı’na dönün.

Bu noktadan sonra, tepenin başında bir yay çizen ama ana yol güzergahından sapmayan ve yokuş aşağı inen uzun bir güzergah sizi bekliyor. Sırasıyla birbirini takip eden ve hep doğuya doğru ilerleyen Harputlu Sokak, Hacarlı Sokak, Benli Sokak, Kırkayak Sokak sizleri Yazıcık Konutları’na kadar götürür. Yol boyundaki binalarda tarihsel dokudan, gecekonduya geçişi gözlemleyebilirsiniz.

 

  1. Yazıcık Konutları

Bu noktada, yürüyüş rotası olarak Yazıcık Konutları’nın içinden geçip, batı yönündeki Büyüktaş Sokağı’na çıkın. Bu sokağa vardığınızda sağ tarafa, güney yönüne doğru dönün. Bu sokak üzerinde yapacağınız 300 metrelik yürüyüş sizi tekrar Hamdi Kutlar Caddesi ile buluşturacak. Caddeye vardığınız bu noktadan karşıya, Hüseyin Kendirci Sokağı’na girin. Bu sokakta sağınızda tütün satan dükkanları göreceksiniz. Bu sokağın sonuna vardığınızda, saa, 36003. Sokak’a dönün. Bu sokağın sonundan, sol çaprazda başlayan Mehmet Tevfik Hoca Sokağı’na girin. Bu sokağın sonunda ise Demirligane Sokağı’na varacaksınız ve bu noktadan sola dönün. Solunuzda tarihi Demirli Gane Çeşmesi’ni görebilirsiniz. Yaklaşık 250 metre kadar güneyde, Şeyh Fethullah Camii ile karşılaşacaksınız.

 

  1. Şeyh Fethullah Cami ve Kasteli

Caminin yanında yer alan kabaltının altından geçin, Şıh Hamamı Sokağı boyunca güney yönünde ilerlemeye devam edin. Bu sokağın sağında, bölgedeki restorasyon çalışmasının en iyi örneklerinden Şehreküstü Konakları’nı göreceksiniz. Bu yolun sonunda Şehitler Caddesi’nden karşıya geçtiğinizde, Milli Mücadele Müzesi karşınıza çıkacak. Bu müzenin yanından Ulucanlar Sokak’tan yukarı doğru tırmanın. Solunuzda Şehitler Hamamı ile Antep Harbi’nde şehit düşenler için oluşturulan mezarlığı göreceksiniz. Bu mezarlık 1930’lu yıllarda bugün Abide olarak adlandırılan yere taşınmıştır. Bu sokağın sonunda İnönü Caddesi’ne ulaşacaksınız. 1938 yılındaki Jansen Planı ile açılan yoldan karşıya geçin. Karşıya geçtikten sonra sola dönüp, doğu yönünde Özdemir Sokağı’nın girişine kadar ilerleyin. Bu noktadan sağa dönün. 

 

  1. Kılınçoğlu Kentsel Dönüşüm Alanı ve Mağaralar

 Özdemir Sokağı’nın girişinde güvercin satıcılarını göreceksiniz. Sokak boyunca 250 metre kadar güneye doğru ilerleyin. Bu yürüyüş esnasında sokağın ismi Narlı Kule Sokak ve Kamalı Sokak olacaktır. 250 metre sonra yol, sola dönerek ilerler ve sizi Kılınçoğlu Semt Pazarı’na kadar götürür. Pazarın yanından sola dönen Kamalı Sokak boyunca yürümeye devam ederek Şehit Mehmet Özen Caddesine ulaşırsınız. Bu noktadan da sola dönün. Solunuzda kentsel dönüşüm sürecinde yıkılmış olan yapılardan kalan boş alanları göreceksiniz. Sola dönüp Ali Baba Caddesi boyunca 100 metre kadar ilerledikten sonra, soldabir bahçe duvarı göreceksiniz. Bu duvarın arkasında Sulu Mağara olarak bilinen karstik bir boşluk mevcuttur. Yer altında 100 metre kadar ilerleyen mağaraya, duvarın yanında yer alan rampadan girilmektedir. Rampadan aşağı indiğinizde, mağaranın içinde aktif olarak çalışan kendir ipi atölyesini görebilirsiniz.

Ali Baba Caddesi üzerinde, kuzeydoğu yönünde 200 metre daha ilerlediğinizde, yolun sonunda “Konukoğlu İplik Mağarası” olarak bilinen başka bir mağara daha göreceksiniz. Bu mağaranın etrafı tellerle çevrili olduğu için içine girme olanağınız yok. Şehreküstü Meydanı, yaklaşık 150 metre ileride bulunmaktadır.

 

  1. Şehreküstü Meydanı

Ulaştığınız kavşaktan kuzeye ilerleyip, Tüfekçi Yusuf Bulvarı’na ulaşırsınız. Yaklaşık 200 metre ileride sağda itfaiye binasını göreceksiniz. Bu binadan sağa dönüp yaklaşık 150 metre yürüdüğünüzde sağda Batur Futbol Sahası’nı göreceksiniz.

 

  1. Batur Sahası ve Ünaldı Sanayi Bölgesi

 Batur Sahası’ndan 350 metre ileride, İbrahim Tevfik Kutlar Caddesi’ni dik kesen, Yol Ağası Sokağı’ndan sola dönün. 150 metre kadar ilerlediğinizde 43. Cadde’ye ulaşacaksınız. Yolun karşısında bir futbol sahası göreceksiniz. Bu caddeden sağa dönüp 100 metre kadar ilerlediğinizde sol yanınızda Hobi Bahçeleri ile karşılaşacaksınız. Bu bahçe biter bitmez sola dönün. Artık Alleben Deresi’ne yeniden kavuşmaya hazırlanın. Şehreküstü Parkı’nın içinden, Alleben Deresinin üzerinde yer alan köprüye ulaştığınızda bu etabın sonuna gelmiş olacaksınız.

 

[DŞB, ST, AYS]

D GRUBU

Başlangıç:Hobi Bahçeleri 1. Etap Parkı

Bitiş:Osmanlı Köyü

Mesafe:7 km

Süre:2,5 saat

Mola:ÜçyüzEvler Parkı

 

Rotanın son kısmı, Gaziantep’in kent hafızasına yer etmiş eski bostanlarının olduğu alandan başlar ve kentin özellikle son 40 yılının dönüşümünü yansıtan bir güzergâh takip eder. Bu etap, toplu konutları ve tek katlı yapıları, kent içi tarımı ve şehrin çeperindeki tarım alanlarını barındırır. Rotanın devamında Alleben Deresi’nin şehir içindeki durgun görünümünden kurtulur. Derenin hayat bulduğu Osmanlı Köyü’nde rota sonlanır.

 

35.          Hobi Bahçeleri 1. Etap Parkı

Meyve sebze yetiştiriciliğinin yapıldığı, kent içinde tarımın gerçekleştirildiği Hobi Bahçeleri toprak özleminin giderilebileceği bir alandır. Geçmişte bostan olan alanlara kurulan Hobi Bahçeleri 2009 yılında 1. Etap açılışı ile faaliyete başlamıştır. Zaman içinde özellikle emeklilerin toprakla uğraş mekânı haline gelmiştir. Bu etabın başlangıç noktası olan Hobi Bahçeleri’nin bulunduğu 33014. Sokak’tan soldaki patika yola girip Kocaoğlan Mahallesi’ne ilerlerken bostanların son örnekleri ile karşılaşırsınız.

 

36.          Kocaoğlan Mahallesi

Patika yolda biraz ilerleyip sağa dönün, sağınızda göreceğiniz petrol istasyonunu geçtiğinizde İbrahim Tevfik Kutlar Caddesi’ne çıkarsınız. Bu caddeden karşıya geçerek 47023. Sokak’tan ilerleyin. Burası Gaziantep sanayisinin filizlendiği Ünaldı semtinin etkilerinin görüldüğü Kocaoğlan Mahallesi olarak bilinmektedir. Mahalle, düğün salonlarının, küçük imalathanelerin ve toptancıların olduğu, farklı ticari kullanım alanlarını barındıran bir dokuya sahiptir. 47027. Sokak’tan sola dönüp sokak boyunca ilerleyerek Demokrasi Bulvarı’na varırsınız. Bu noktadan itibaren kent dokusunda sanayi bölgesinden yerleşim alanlarına geçişi gözlemleyeceksiniz.

 

37.          Perilikaya

 Yerleşim alanlarının başladığı Perilikaya semtinde 17 mahalle bulunmaktadır. Yaklaşık 150.000 kişinin yaşadığı bu mahallelerde kentin son kırk yılının kentleşme sürecini gözlemleyebilirsiniz. Geçmişte Ünaldı Mahallesi’ne bağlı olan semt 1980’lerde mahalle olmuştur. Perilikaya, Gaziantep’in nüfus yoğunluğu yüksek olan semtlerindendir. Burası Türkiye’nin doğu bölgelerinden ve Gaziantep’in kırsal alanlardan göç edenlerin barınma yeri olmuştur. Perilikaya Mahallesi'nde yaşayan insanların büyük bir çoğunluğunun ekonomik gelirleri düşük seviyededir. Buradaki nüfusun çoğu sanayide ya da atölyelerde çalışmaktadır. Semtte yerleşimin olmadığı dönemde çok büyük ıssız kayaların var olduğuna ve doğaüstü varlıkların yaşadığına inanılması sebebiyle bölgenin ismi Perilikaya olarak anılmaktadır.

Perilikaya semti, batıda Düztepe’ye, güneyde Yeşil Vadi’ye doğru uzanmaktadır. Düztepe Mahallesi 1950’li yıllarda oluşmaya başlamış ve 1971 yılına gelindiğinde artık geniş bir mahalle olmuştur. Düztepe Mahallesi zaman içerisinde onlarca farklı mahalleye bölünmüş ve son on yıl içinde kentsel dönüşüm projeleri ile değişmiştir. Türkiye’nin en büyük parkı olarak bilinen Yeşil Vadi 1.700.000 metrekare üzerine kurulmuş, içerisinde çeşitli rekreasyon alanları bulunan bir parktır.

 

Demokrasi Bulvarı’ndan karşıya geçip 98035. Sokak’tan ilerlerken sırasıyla Perilikaya Konutları, Üçyüz Evler ve Serinevler Toplu Konutları’ndan geçeceksiniz. Bu yerleşim yerleri Havaalanı-Protokol yolu üzerinde yer almaktadır. Rotanın bu kısmında sol tarafta toplu konut yapıları bulunurken, sağ tarafta tek katlı yapılar görülür. Etabın başlangıcındaki Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesi’nin hemen karşısında yer alan Perilikaya Konutları, Şahinbey Belediyesi tarafından kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapılmıştır. Üçyüz Evler Sitesi’ne geldiğinizde sağa dönerek 98102. Sokak’a çıkarsınız. Bu sokaktan sola dönüp parkın içinden yürümeye devam edin. Şehit Fuat Oğuzcan İlkokulu karşınıza çıkacak. Okulun çaprazındaki 99060. Sokak’tan yokuş yukarı çıkıp 99082. Cadde’ye geldiğinizde sola dönerek yürüyüşünüz boyunca canlı bir mahalle hayatıyla karşılaşırsınız. Caddeden dümdüz ilerlerken 99049. Sokak’a geldiğinizde sola dönerek yokuş aşağı yürüyün. 99079. Sokak’tan devam ettiğinizde yolunuz Serinevler Konutları’na çıkar. Havaalanıyolu Caddesi’ne vardığınızda 2013’te açılan Şehitler Camii’ni geçip ilerleyin ve otobüs duraklarının olduğu yerden karşıya geçin. Havaalanıyolu Caddesi’nde yaya geçidi bulunmadığından karşıya dikkatli şekilde geçmek gerekir.

 

 

38.          Tarım Alanları (Osmanlı Köyü Yolu)

Karşıya geçtikten sonra Havaalanıyolu Caddesi’ndeilerleyerek karşınıza çıkacak soldaki patika yoldan devam edin. Buradan yokuş aşağı ilerlediğinizde köprü ve Alleben Deresi ile karşılaşacaksınız. Prefabrik fabrikasının önünden geçip sağa dönerek yoldaki çöp ve moloz yığınlarının arasından Osmanlı Köyü yoluna girersiniz. Bu yolda ilerlerken solunuzda İncilikaya Mahallesi’ndeki toplu konutlar ve gecekondu yapılarını uzaktan görebilirsiniz. Büyükşehir Belediyesi İkmal Tesisi’nin önünden karşıya bakıldığında Havaalanıyolu Caddesi ve Yeşil Vadi görülebilir. GASKİ su arıtma tesisine kadarki yolda, bölgedeki kesimhanelerden kaynaklanan yoğun bir koku hâkimdir. Şehrin en alçak noktasında inşa edilen arıtma tesisi, kentin atık suyunu Alleben Deresi’ne aktarır. Bu yol boyunca Osmanlı Köyü’ne doğru ilerlerken etraftaki tarım alanlarını var eden ve besleyen Alleben Deresi sağ tarafınızda size eşlik edecek.

 

39.          Osmanlı Köyü

Osmanlı Köyü’ne yaklaşırken Sacir Viyadüğü’nün ayaklarını geçtikten sonra köy mezarlığı karşınıza çıkar. Mezarlığı geçtikten sonra köy adlarının yazdığı tabeladan sağa dönerek Alleben Deresi’nin tekrar hayat bulduğu Osmanlı Köyü’ne varırsınız. Osmanlı Köyü girişinde Alleben Deresi üzerine kurulmuş olan bir köprüden geçeceksiniz. Köyün içine doğru ilerledikçe meyve bahçeleri ve evler karşınıza çıkmaya başlayacak. İsmi daha önce Bebirge (Babilge) olan ve 1968’de ise Kurtuluş’a çevrilen eski Ermeni köyü, günümüzde Osmanlı Köyü olarak isimlendirilmektedir. Antep ve Alleben’nin bütünleşme hikayesinin izini süren rota bu noktada son bulur.

 

[SA, KY, MY]